Politika

TBMM'den 131 yatırım fonunu etkileyen tasfiye düzenlemesine onay

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nun onayıyla yasalaştı. Muhalefet, fonlarda yaşanan kayıpları 'organize soygun' diye tanımlarken AK Partili Alan, tasfiye yöntemiyle karşılanan miktarın 40,8 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

22 Ekim 202614 dk okuma0 yorum
TBMM'den 131 yatırım fonunu etkileyen tasfiye düzenlemesine onay
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda söz alan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, yaşanan süreci "organize soygun" sözleriyle tanımladı; YENİ Parti Ankara Milletvekili Okan Konuralp ise denetleme ve müdahalede bulunma yükümlülüğünü vurgulayarak, "Bazen asıl skandal, birilerinin ne yaptığı değil, bunu önleyebilecek güce sahip olanların ne yapmadığıdır" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl'ün yönettiği Genel Kurul toplantısında, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" ele alındı. Teklifin 6'ncı maddesine yönelik önerge üzerinde konuşan CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, yurttaşların geleceklerini güvenceye almak için fonlara yatırım yaptığını söyledi.

Para piyasası fonlarının düşük risk taşıması ve devlet kurumlarına duyulan güven nedeniyle tercih edildiğini dile getiren Bankoğlu, "Bir anne çocuğunun geleceği için para biriktiriyor, bir emekli birikimini korumaya çalışıyor, bir işçi kıdem tazminatını yarınlarına güvence yapmak istiyor, bir esnaf yıllarca alın teriyle kazandığı paraları büyütüp işini ayakta tutmaya çalışıyor, bir genç ev kurabilmek, eğitim parasını ödeyebilmek, geleceğe umutla bakabilmek için 3-5 kuruş parayı bir kenara koyuyor" diye konuştu.

Bankoğlu, fonların 18 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olduğunu aktararak bu kaynağın başka alanlarda hangi ihtiyaçları karşılayabileceğini örneklerle anlattı. Bankoğlu, "Mesela, tam on yıl önce sözü verilen ve on yıl sonra ancak açılabilen Bartın Devlet Hastanesi'nin maliyeti 9,2 milyar lira, bu parayla tam 97 tane Bartın Devlet Hastanesi açılabilirdi, yine de para artıyordu" ifadelerini kullandı.

TOKİ tarafından Anadolu için duyurulan 1+1 konut bedelinin 1,8 milyon lira olduğunu hatırlatan Bankoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 500 bin ailenin bu parayla konut ihtiyacını karşılayabiliyordunuz. 500 bin ailenin kira derdi biteceğine ne yapılıyor? Birkaç vasıfsız torpillinin serveti büyütülüyor ve bu paralar ona kullanılıyor.

Şimdi birçoğumuza bir anlam ifade etmiyor bu para ama saray için 40 bin öğrenciye KYK bursu vermek yerine bu parayı Fatma Betül'e verince çok anlam ifade ediyor. Yetmiyor, bir de üzerine pek liyakatli kardeşi Tera foncularının çok sevdiği ülkeye büyükelçi atanıyor. Fatma Betül'ün zamanında İBB'den burs diye aldığı 4,5 milyon liralık avanta yetmedi, bir de üzerine 40 bin öğrencinin parasını verelim deniyor.

Bu para saraydan bu iktidarın şanslı mensuplarından gittiği zaman bu paraya 'bilanço kaybı' diyorsunuz ama vatandaşın parası gittiği zaman sofrasından lokma eksiliyor, ihtiyacı erteleniyor, çocukların eğitim bursunu veremiyor, yokluğa tamah ediliyor, kışı soğukta geçiriyor, öğrenciye harçlık veremiyor; işte fark burada." İktidarın geçmişte dile getirdiği "Hepimiz aynı gemideyiz" ve "Sabredin, acı reçete" sözlerini anımsatan Bankoğlu, "Yalanlarınızla bu milleti oyaladınız.

'Sabredin, acı reçete' diyerek faturayı vatandaşa kestiniz. Şimdi, niye kazanınca siz, kaybedince faturayı vatandaş ödüyor?" sorusunu yöneltti. Bankoğlu; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul, denetim kuruluşları, aracı kurumlar, SPK ve TEFAS'ı eleştirirken küçük esnafın hesaplarıyla yurttaşların borçlarının sıkı denetime tabi tutulduğunu, buna karşılık milyarlarca liralık iddialarda benzer bir tutum sergilenmediğini ileri sürdü.

AYDIN'DAN "ADI ÖNCE YAĞMA, SONRA TASFİYE" ELEŞTİRİSİ

Teklifin 7'nci maddesi üzerinde konuşan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerini, "AK Parti iktidarı Türkiye'de yeni bir ekonomi modeli icat etti. Adı ne üretim ekonomisi ne de tasarrufa dayalı bir model. Adı önce yağma, sonra tasfiye.

Tam bir organize soygundan ve nitelikli dolandırıcılıktan söz ediyoruz" sözleriyle dile getirdi. Aydın, yüz binlerce kişinin tasarrufunun risk altına girdiğini, 131 yatırım fonunun tasfiye noktasına sürüklendiğini belirterek iktidarın bunun sonrasında çözüm için kanun hazırladığını duyurduğunu ifade etti. Muhalefetin günler boyunca araştırma komisyonu oluşturulması, sorumluların belirlenmesi ve mağdur olanların haklarının geri verilmesi yönünde çağrı yaptığını aktaran Aydın, araştırma önergelerinin ise iktidarın oylarıyla geri çevrildiğini söyledi.

Aydın, "Şimdi hırsızlığın bizzat yapıldığı taraftan, yani sizden gelen kanun teklifini görüşüyoruz. Şimdi soruyorum: Millet, piyasa ya da yatırımcı buna ne kadar güvenecek?" diye konuştu. Fonların büyüdüğü dönemde izin ve denetim süreçlerinin işleyişini sorgulayan Aydın, "Peki, bu fonlar büyürken siz neredeydiniz?

İzinleri kim verdi? İşlemleri kim denetledi? Uyarıları kim görmezden geldi ve niçin görmezden geldi?

Bu kadar para yer değiştirirken kimse dönüp bakmıyor mu?" sorularını yöneltti. Aydın, bürokraside yaşanan görev değişimlerini de gündeme getirerek, "Şimdi bürokraside koltuklar boşalıyor; biri sağlık gerekçesiyle gidiyor, biri emekliliğe ayrılıyor, bir başkası görevden alınıyor. Demek ki tasfiye yalnız fonlarda başlamamış.

Peki, partiden istifa etmek hesap vermek midir? Vatandaşın birikimi kaybolacak, sonra da millete 'Sisteme güvenin' diyeceksiniz. Peki vatandaşın güveneceği hangi sistem kaldı?

Kaybın vatandaşa, yetkinin bürokrata, hesabın ise hiç kimseye yazılmadığı sisteme mi güvenecek bu millet?" dedi.

ÇALIŞKAN'DAN "FON MAĞDURLARI ÜÇ DARBE YEDİ" DEĞERLENDİRMESİ

Teklifin 8'inci maddesine ilişkin söz alan Yeni Yol Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, süreci "yüzyılın soygunu", "yüzyılın faizi" ve "yüzyılın sömürüsü" sözleriyle niteledi. Çalışkan, "Bütün bu vurgunlar yaşanırken idare bu olaylardan habersiz ise gerçekten çok vahim durumdayız. Yok eğer haberi olduğu halde bile bile bunlar yapılmışsa başka söze hacet yok" ifadelerini kullandı.

Çalışkan, fon mağdurlarının üç farklı darbe yaşadığını ileri sürerek bunların ilkinin dolandırıcılık ve vurgun iddiaları, ikincisinin ise iktidarın süreç yönetimi olduğunu belirtti. Çalışkan, "Normal şartlarda bu hasar rahat bir şekilde atlatılabilirdi. İkinci darbeyi iktidardan yedi, kötü süreç yönetimiyle.

'Görmedik, duymadık, bilmiyoruz' havasına eserek bunun unutulacağını zannettiler" dedi. Mağdur vatandaşların üçüncü darbeyle de önceki gün karşılaştığını söyleyen Çalışkan, "Komisyon esnasında bu millete bunlar söylenseydi kamuoyunda çok ciddi tepki olacaktı. Televizyonlar kapandıktan sonra gece yarısı ek bir önergeyle vatandaşa, deyim yerindeyse kalleşlik tabirini kullanmak istemiyorum, büyük bir darbe vuruldu" diye konuştu.

Çalışkan, rüşvet, kayırmacılık ve yolsuzluk iddialarını da ele alarak, "Sizin aradığınız kayıtsız şartsız itaat eden, yap istediğin her şeyi yapan adam istiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

KONURALP'TEN "ASIL SKANDAL, MÜDAHALE EDEBİLECEK OLANLARIN NE YAPMADIĞI" VURGUSU

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Teklifin 9'uncu maddesi hakkında konuşan YENİ Parti Ankara Milletvekili Okan Konuralp, "Fon dolandırıcılığının özeti, yüz binlerce vatandaşımızın alın teriyle sağladığı birikimlerin, iktidar çevrelerinin sınırsız servet edinme hırsına kaynak yapılmış olmasıdır" ifadelerini kullandı. Konuralp, insanların yıllar süren emekleriyle oluşturdukları tasarrufların bazı kişilerin zenginliğini artırdığını, bu yapıyı denetleme ve engelleme sorumluluğu bulunanların da görevlerini yerine getirmediğini savunarak, "Bazen asıl skandal, birilerinin ne yaptığı değil, bunu önleyebilecek güce sahip olanların ne yapmadığıdır" dedi.

İktidarın yükümlülüğünün, dolandırıcılık iddialarının ortaya çıkmasının ardından yapılanlarla sınırlandırılamayacağını vurgulayan Konuralp, "Eğer olacakları öngörmediyseniz, sorun neden öngörmediğinizdir. Öngördüyseniz, sorun neden zamanında harekete geçmediğinizdir. Bu soruların yanıtını vermek zorundasınız.

Çünkü öngörmediyseniz ihmalinizi, öngördüğünüz halde müdahale etmediyseniz sorumluluğunuzu açıklamak zorundasınız" diye konuştu. Konuralp, iktidar temsilcilerinin ahlak, inanç, maneviyat, kul hakkı, dürüstlük ve helal kazanç konularını sıklıkla öne çıkardığını söyleyerek başkalarının tasarruflarına el konulurken harekete geçilmemesinin ahlaki ve vicdani açıdan taşıdığı sorumluluğu sorguladı.

Nisa Suresi'nin 135'inci ayetini hatırlatan Konuralp, şu ifadeleri kullandı: "Adalet kimin tarafında olduğuna göre değişmez. Adalet kime yakın olduğuna göre değişmez. Adalet tam da güçlü olanın karşısında da hakkı koruyabildiğiniz zaman anlam kazanır.

Makam size sorumluluk yükler ve elinizdeki yetki de size hesap vermekten kaçma hakkı tanımaz. Bir insanın yıllarca emek vererek edindiği birikim, başkalarının hesaplarının önemsiz bir ayrıntısı değildir. Bir insanın birikimi, bir ailenin geleceği, bir gencin üniversite hayali, bir annenin kötü gün parasıdır.

İnsan bazen yaptığı kötülükle, bazen de önleyebileceği bir kötülüğü önleyemeyerek sorumluluk taşır ve çoğu kez haksızlığı yapan değil, haksızlığı durdurabilecek olanın zamanında harekete geçmemiş olması daha büyük bir hayal kırıklığı yaratır." Teklifin ikinci bölümünde yer alan 6-9'uncu maddeler üzerindeki müzakereler sona erince TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, metnin bütünü oylanmadan önce biri lehte, diğeri aleyhte konuşmak üzere iki milletvekiline söz hakkı tanınacağını bildirdi. GÜNAYDIN'DAN "411 KİŞİ, 411

MİLYAR LİRAYI

1

EYLÜL İLE

15

EYLÜL ARASINDA GÖTÜRMÜŞ" İDDİASI

Teklifin aleyhinde konuşan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı'nın Borsa İstanbul'da gerçekleştireceği denetimi eleştirerek, "Devlet Denetleme Kurulu başkanı denetçi şapkasıyla Borsa İstanbul'a gidecek, orada 3 yıl boyunca karıştırdıkları halkın denetimini yapacak, öyle mi? Bizleri böyle mi kandıracaksınız?

Vatandaşı böyle mi kandıracaksınız?" ifadelerini kullandı. Günaydın, yaşananların sadece soygun şeklinde tanımlanmasının yeterli olmadığını savunarak, "Bakın ben size bir şey söyleyeyim, buna asrın soygunu diyorlar ya, yetmez, bu bir devlet krizidir" diye konuştu. Fonlarda yaşananların yanında Türkiye'nin yükselen piyasalar ve "Made in Europe" kapsamı dışına çıkarıldığını, 30 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşam sürdürdüğünü belirten Günaydın, "Arkadaşlar bu düzen böyle gitmeyecek, söyleyeyim size" dedi.

Günaydın, fonlardaki para transferlerinin kamuoyuna açıklanmasını talep ederek, "Hepiniz çıktınız burada konuşmalar yaptınız, kim varsa çıksın ortaya konuşsun. 411 kişi 411 milyar lirayı 1 Eylül ile 15 Eylül arasında götürmüş. Bunların hepsi sizin arkadaşınız, niye açıklamıyorsunuz?

Hadi açıklayın da görelim" ifadelerini kullandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in görevini de eleştiren Günaydın, Hazine yönetiminin bir İngiliz vatandaşına verildiğini dile getirdi. Söz konusu kişinin Merrill Lynch firmasında uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptığını aktaran Günaydın, Merrill Lynch'in 15 Eylül öncesinde borsadan 8 milyar lira çektiğini iddia etti.

Günaydın, "Yani Mehmet Şimşek'in İngiliz arkadaşları sizin adamlara yatırım yapmışlar, tam zamanında da pır kaçmışlar" dedi.

AK PARTİ'Lİ ALAN'DAN "TASFİYE YÖNTEMİYLE KARŞILANAN TUTAR

40,8

MİLYAR LİRA" AÇIKLAMASI

Teklifi destekleyen konuşmasını yapmak üzere söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, tasfiyenin işleyişi hakkında bilgi aktarırken, "Şu ana kadar olan tasfiye yöntemiyle karşılanan tutar 40,8 milyar TL ve 65 fon üç portföy şirketiyle alakalıdır" ifadelerini kullandı. Alan, AK Parti ile hükümetin spekülasyon ya da manipülasyona başvuranları korumadığını savunarak, "Hiçbir şekilde ne partimiz ne hükümetimiz burada spekülasyon veya manipülasyon yapanlarla ilgili olarak hiçbir şekilde sahip çıkmamış, şehir şehir miting yapmamış, 'seni destekliyorum' dememiştir.

Biz bunu açık yüreklilikle söylüyoruz" dedi. Milletin varlığına el uzatan kişilerin ceza alması gerektiğini belirten Alan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletin malına, fakirin fukaranın, yetimin malına, bir lirasına el uzatanın canı cehenneme. Biz yanlış yapan hiç kimsenin arkasında durmuyoruz.

Yanlış yapanları, şehir şehir destekleyenlerin canı cehenneme. Buradaki kanunumuz hiçbir şekilde fonlarda spekülasyon yapanlara, manipülasyon yapanlara bir kuruş kazandırmamakta, onların özel mülklerine babalarından kalan miraslarına dahi el koymayı denemektedir. Onlara 1 TL'lik bir fırsat vermeden banka hesaplarına, tapularına, her türlü menkul, gayrimenkullerine el koymayı hedeflemektedir.

1 lirasını bırakmamayı hedeflemektedir." Konuşmalar tamamlanınca teklifin bütünü oylamaya sunuldu. Divan Başkanlığında görüş ayrılığı ortaya çıkması üzerine elektronik oylamaya başvuruldu. TBMM Genel Kurulu'ndaki oylamada kabul edilen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi yasalaşmış oldu.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.